15 Haziran 2009 Pazartesi


Devamını okuyun...>>


Devamını okuyun...>>

tek gözü kalmış cavanar


Devamını okuyun...>>

22 Mayıs 2009 Cuma






Devamını okuyun...>>

25 Şubat 2009 Çarşamba

La Loba, Kurt kadın

Herkesin gönülden bildiği, fakat çok az insanın gördüğü gizli bir yerde yaşayan yaşlı bir kadın vardır. Doğu Avrupa masallarındaki gibi, kaybolmuş ya da başıboş dolaşan insanların ve arayış içindekilerin, yaşadığı yere gelmelerini bekler gibidir.

İhtiyatlıdır, genellikle kıllarla kaplıdır, her zaman şişkodur ve özellikle arkadaşlıktan köşe bucak kaçmaya çalışır. Hem gaklar, hem gıdaklar; genellikle insan sesinden çok, hayvan sesi çıkarır.
Tarahumara yerli bölgesindeki çürük granit yamaçlarda yaşadığını söyleyebilirim. Ya da Phoenix dışındaki bir pınarın yanında gömülü olduğunu. Belki de arka penceresinden sarktığı köhne bir arabada, güneydeki Monte Alban’a (Eski Meksika) giderken görülecektir. Belki de El Paso’nun yanındaki otoyolda beklerken veya kamyoncularla Morelia’ya (Meksika) av tüfeği taşırken veya sırtında tuhaf şekillerdeki yakacak odunlarla Oaxaca’nın yukarısındaki pazara giderken fark edilecektir. Birçok ismi vardır: LA Huesera (Kemik Kadın), La Trapera (Toplayıcı Kadın) ve La Loba (Kurt Kadın).

La Loba’nın tek işi kemik toplamaktır. Özellikle dünyada kaybolma tehlikesinde olanları toplayıp korur ve saklar. Mağarası her cinsten çöl yaratığının kemikleriyle doludur: Geyik, çıngıraklı yılan, karga. Ama uzmanlık alanı kurtlardır.

Montana’larda (dağlarda), arrayo’larda (kurumuş dere yataklarında) kurt kemikleri arayarak toprağı didik didik eder, sürünür, emekler. Bütün bir iskeleti bir araya getirdiğinde, son kemik yerine yerleşip yaratığın güzelim beyaz heykeli gözlerinin önünde uzanıverdiğinde, ateşin yanına oturur ve hangi şarkıyı söyleyeceğini düşünür.

Emin olduğunda ise, ciriatura’nın yanında durur, kollarını üzerine kaldırır ve şarkı söylemeye başlar. O anda kurdun kaburga kemikleri ve bacak kemikleri ete kemiğe bürünmeye başlar ve yaratık kürkle kaplanır. La Loba şarkı söylemeye devam eder. Ve yaratığın bedeni varoluşa daha çok yaklaşır; kuyruğu kabarık ve güçlü bir şekilde yukarıya kıvrılır.

Ve la loba daha çok şarkı söyler ve kurt yaratık soluk alıp vermeye başlar.

Ve la loba şarkısını öyle derinden söyler ki, çölün zemini sallanır ve o şarkı söyledikçe kurt gözlerini açar, ayağa fırlar ve kanyona doğru koşarak gözden kaybolur.

Koşusunun bir yerinde, isterken koşusunun hızı, ister yolunun bir nehre düşmesi, isterse de güneşten ve aydan gelen bir ışının tam yerine denk gelmesi yüzünden olsun, kurt birden bire, özgürce ufka doğru koşarak kahkahalar atan bir kadına dönüşür. Öyleyse, unutmayın, çölde dolaşıyorsanız ve gün batımı da yakınsa ve hani biraz da kaybolmuşsanız ve yorgunsanız şansınız yaver gidiyor demektir, çünkü la loba sizden hoşlanabilir ve size bir şey gösterebilir- ruha dair bir şey.

“Clarissa P. Estes’in Kurtlarla Koşan Kadınlar adlı kitabından alınmıştır.”
Devamını okuyun...>>

08 Şubat 2009 Pazar

Ölü Bir Deniz Yıldızı

Ey sonbahar! ey düşsel yolculuk! seni
dolaştım yaz sıcaklarında, bekledim
duydum ki benim değildi artık, doğanın
kalbiydi uçurumlar toplamı kalbim.
(...)

E. Cansever

Devamını okuyun...>>

19 Aralık 2008 Cuma

Lesbos'daki Genel Toplantının Açıklaması

14 aralık 2008 Pazar

Biz 10 maskeliyiz.

1 haftadan beri binlerce öfkeli genç öğrenci, üniversiteli, işsiz, işçi hepimiz ülkenin her yerinde sokaktayız ve devlet şiddetiyle mücadeleyi sürdürüyoruz.
15 yaşındaki Alexis’in bir özel birim polisi tarafından öldürülmesinin yol açtığı isyan. Kaynağını korkunç gündelik yaşamlarımızdan hepimizin tanıdığı bir cinayet.
İlk şoktan sonra herkes isyanı dindirme konusunda üstüne düşeni yaptı. Hükümet panzerleriyle ve özel birimler göz yaşartıcı gazlarla, sivil polislerle ve faşistlerle.Sol partiler gibi sağ partiler de anayasaya olan bağlılıklarıyla. Televizyon kanalları ve medya önemli şeyleri gizleyerek felaket havası yarattı.
Herkes korku ve dehşet içinde.. Çünkü bizim ilk patlama olduğumuzun daha büyük isyanın yakında geleceğinin farkındalar. Çünkü kaybedecek birşeyimiz olmadığını görüyorlar.
Mala verilen zarar miti
Biz kör bir şekilde önümüze gelen herşeyi kırmıyoruz ve komşularımızın küçük dükkanlarını hedeflemiyoruz. Halkı korkutmak için mala verilen zararlarla ilgili yaptığı televizyon konuşmasında Atina Esnaf Derneği kendisi bunu söyledi : Atina'daki mağazalar için ekonomik herhangi bir problem yok, çoğu sigortalı. Tek problem eylemler nedeniyle insanların alışverişe çıkamamaları. Bizim hedefimiz katil polisler, bankalar, tüm ülkedeki devlet araçları. Televizyonların ne söylediğinin önemi yok, insanlar bunu biliyorlar ve tüm şehirlerde de bildiklerini gösteriyorlar.
Maskelinin miti
Bizi görebilin diye maskelendik. Çünkü yoksa televizyonun kör edici ışığı bizi saklar. Maskelendik çünkü kendimiz için bir şey istemiyoruz, herşeyi herkes için istiyoruz. Hiyerarşi istemiyoruz. Herkesin gözlerimize bakmasını istiyoruz. Kendimizi maskelenmeye zorlanmış hissettik. Çünkü kameralar hiç beklemediğin yerlerde gizli ve katiller onları bizi hedeflemek için kullanıyorlar. Ve çünkü biz onları ellerine düşmemek ve zaman kazanmak için 2 kat daha uzun soluduğumuz göz yaşartıcı gazlarıyla, kansere yol açan kimyasallarıyla biliyoruz.
Şiddet miti
Üretim metodları yasal şiddet. Güç yasal şiddet. Polis yasal şiddet. Hapishane yasal şiddet. Adliye yasal şiddet. İşsizlik yasal şiddet. İşsizlik yardımı yasal şiddet. Kazanç elde etmek yasal şiddet. Borsa yasal şiddet. Bankalar yasal şiddet. Özelleştirmeler yasal şiddet. Eğitim sistemi yasal şiddet. Olağanüstü hal yasal şiddet. Yasal şiddetlere hak dendiği sürece, bizim hakkımıza şiddet denecek.
Lesbos'daki üniversitelilerin, öğrencilerin, işçilerin ve işsizlerin genel toplantısı
14.12.2008

http://http://anixtilesvos2008.blogspot..

com/2008/12/10.html (yunanca orjinali)

ceviri : tpr

Devamını okuyun...>>